MURAT UYUŞTURUCUYU BIRAKTI ,SEN DE BIRAKABİLİRSİN!

Uyuşturucu Maddeden Hayata Dönüş

İslam bilginleri Tanrının Tövbe kapılarının her zaman açık olduğunu ve yanlış yolla gittiklerinin farkınavaranların bu kapıdan geçme hakkına sahip olduğunu söylüyorlar. 29 yaşındaki Murat Tosun da bir zamanlar

uyuşturucu bağımlısıydı. Ölümle karşılaştığında, ne kadar tehlikeli, çirkin, yanlış yolda olduğunu fark etti ve artık bu yoldan dönmeye karar verdi. Hayata tutundu, şimdi mutlu bir evliliği var.

Bu yazıda Murat Tosun’un hikâyesini dinleyeceğiz. Ama önce Pursaklarda bulunan Uyuşturucu ile Mücadele ve Eğitim Derneğinin (UMDER) Başkanı Leyla Yağanoğlu Murat Tosun’un UMDER’e geldiği günden şimdiki durumuna kadar geçen süreyi kısaca bize anlatacak.

Ne olur beni bu bataktan kurtarın, ölüyorum!

Leyla Yağanoğlu, “Yıl 2014 aylardan Kasım derneğimizin kapısı çalar ve içeriye uyuşturucudan bitmiş,tükenmiş ayakta zor durabilen etrafında hiç kimsesi kalmayan tek başına, elinde sadece kimliği ile bir genç içeri giriverdi karanlıkların ardından sızarak , “Ne olur beni bu bataktan kurtarın ölüyorum” dedi ve olduğu yere yıkılmıştı.

Azmetti, sabretti, söz dinledi, söylenenleri yaptı...

…birlikte başardık, yıkılmadık, yılmadık, ümitsizliğe kapılmadık, mücadeleye devam ettik ve rabbime sonsuz şükürler olsun başardık...

Başarmaya devam edeceğiz...

Hiç bir dedikoduya kulak asmadık...

Üzerimize atılan çamurları dikkate almadık...

Aslı astarı olmayan boş laflar ve boş beyinlerle uğraşmadık...

Hedefimizin ve amacımızın dışına hiç çıkmadık, Murat’ımızı Evlendirdik

Şimdi eğitimlerine devam ediyor ve halen kendi gibi bu batağa düşmüş gençlerimizi kurtarmak için bizimle

birlikte UMDER’de mücadeleye devam etmektedir” dedi.

‘Karıncayı incitmezken silah taşır bir hale geldim’

Murat Tosun eşi Özlem Tosun ile gazetemizi ziyaret etti.

Murat hikâyesini şu sözlerle anlattı:

“2004 2005 senesinde ortaokul çağındayken sınıf arkadaşımın teşvikiyle önce esrar denilen maddeyle başladım. O zaman İstanbul Bağcılar'da oturuyorduk. 1 ay geçti bali, sonra tiner kullandım. Ailemden kopmalar, eve geç gelmeler başladı. Tabi ailem de endişelenirdi. Ama benim için bunun hiç bir önemi yoktu, tek hedefim o maddeyi bulmaktı. Başka hiç bir şeyi gözüm görmüyordu.

Arkadaş çevrem de hızla değişmeye başladı. Vurdulu, kırdılı, çatışmalı, silahlı. Ben bir karıncayı incitmezken silah taşır bir hâle geldim. Bu maddeyi bulabilmek için ya hırsızlık ediyordum, ya da kendim uyuşturucu satıyordum.

“Komşularımız, bu çocuk ya Vali olur, ya Kaymakam derlerdi’

Uyuşturucuya başladıysan dinden uzaklaşıyorsun, imanın iyice zayıflıyor. Ama bir zamanlar ben kafamı kitaptan ayırmazdım, ders çalışmayı çok severdim, arkadaşlarıma yardım ederdim. Komşularımız hep anneme

derlerdi, bu çocuk büyüyünce ya vali olur, ya kaymakam diye beni parmakla işaret ederlerdi. Ama sonra komşular, herkes bana sırt çevirdiler.

İki çocuktuk ailede, abim ve ben. Biz maddi sıkıntılarla büyüdüğümüz için annem ve babam yaşadığımızçevrenin bu kadar tehlikeli olduğunu bilmiyorlardı, konuda cahillerdi. Ama mesela ben top oynamaya

giderdim babam bana kızardı. Akşam eve yemeğe saat 8’den biraz daha geç gelirdim babam beni döverdi.

Onun beni dövmesi beni evden uzaklaştırmaya adım adım itmesi demekti.

“Vücudumda damar kalmamıştı”

Yaklaşık 7-8 sene madde kulandım. En son eroin kullandım. Şırıngayla iğne yapıyordum. Artık vücudumda damar kalmamıştı. Kasıklarımdan falan vurmaya başlamıştım. Bir gün abimin cep telefonunu aldım oyun

oynarken birden krize girdim. Çıktım telefonu sattım, neden anlamadım otobüse bindim Konya’ya gittim.Madde üzerimde çok olduğu için hepsini birden kullandım, şırınga yaptım yani. Sonra bayılıyorum,

düşüyorum. Beni artık nasıl buluyorlar bilmiyorum. Beni hastaneye kaldırıyorlar. Yaklaşık bir hafta yoğun bakımda makinaya bağlı kalıyorum.

“Öldüm zannedip hastanede fişimi çekmek isterken...”

Beyin çalışıyor, ama organlarım duruyor. Doktorlar ölür demiş. Ailemi aramışlar. Kimse sahip çıkmıyor. Aile karışmıyor. Savcılıktan izin alıyorlar. Daha sonra fişimi çekmek için hastaneye geliyorlar. Son kez

baktıklarında yaşadığımı görüyorlar. Tekrar hayata bağlanıyorum. Tabi ben hastane sürecini atlattıktan sonra bir doktor abinin sayesinde Konyada bir kaç kurum ve kuruluşlara gittim. Beni Kaymakamlıktan Valiliğe,

Valilikten Sosyal Yardımlaşmaya oradan da İl Sağlık Müdürlüğüne gönderdiler. İl Sağlık Müdürlüğü’nden de beni Alkol ve Madde Bağımlılığı Tedavi Merkezleri’ne (AMATEM) gönderdiler. Sigortam olmadığı için

AMATEM’e 9 bin lira para vermeliydim.Ben zaten ölümden dönmüştüm, en dibi gördüm ve artık kendi kendime söz verdim bırakacağım dedim. Defalarca denemiştim bırakamamıştım.

“Başbakana ve kendime söz verdim”

Oradan Ankaraya geldim. 2013 yılın sonlarıydı. Cebimde de 5 kuruş param yok. Başbakanlığa gittim. Bu beladan kurtulmak istediğimi söyledim. Yine beni bazı kurum ve kuruluşlara gönderdiler. Baktım faydası yok. Tekrar gittim Başbakanlığa. Dedim buradan başka gidecek hiç bir yerim yok. Başbakanlıkta bir kere beni başka bir birime götürürken o dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu bey beni gördü. Kendisi beni yanına

çağırdı. Durumumu izah ettim. Kurtulacağına söz veriyor musun diye sordu. Veriyorum, dedim. Kime söz veriyorsun, dedi. Kendime veriyorum, dedim.

Beni UMDER’e Leyla Yağanoğlu hanımın yanına gönderdiler. O zaman UMDER Bağlum’da’ idi. Çok perişan halde kapıyı çaldım, kapı açıldı ve sonrasını hatırlamıyorum. Leyla hanımdan Allah razı olsun, bana

anne oldu. İlk bıraktığım aylarda çok zorluk yaşadım. Ama bu zorlukları kendim atlata bildim. Tabi Leyla ablanın da bu konuda bana çok büyük desteği oldu. Ama hiç bir kayma yaşamadım.

“Güven, azim, inanç, kararlılık, mücadelenin peşinde koştum ve 5 senedir ağzıma sürmüyorum”

21 gün bittikten sonra madde bağımlıların rehabilitasyon günü ya uzatılır, ya da arkadaşlar gönderilir. Benim 1 ayım doldu. Hep düşünürdüm ne yapacağım, nereye gideceğim. Leyla abla dedi burada benimle kalıp diğer

arkadaşlarına yardımcı olmak ister misin? Peki, dedim, ama benim hiç bir bilgim yok. O zaman öğreneceksin,dedi.

Ankara’da Psikiyatrist ve Psikologlar Derneği’nden genel, temel, aile, kişilik, madde bağımlılığından eğitimler aldım. 5 sene olacak kesinlikle bir kere bile ağzıma sürmedim. Zaten önemli olan ilk 3 ay, 6 ay, bir seneni atlattıktan sonra, almış olduğum eğitimlerin de bana vermiş olduğu güven, azim, inanç, kararlılık,mücadelenin peşinde koştukça ben daha da güçlendim. Tabi ki bu yolda bir bağımlıyı gördüğüm zaman ve ya eski madde kullandığınız yerlerden geçiyordum ve kendimi eleştiriyordum. Psikoloji eğitimlerin de çok büyük desteği oldu bana.

2014'ten şu ana kadar 700 kişi kurtuldu

Ben şu an resmi olarak madde bağımlısı ile mücadele rehberiyim. Rabbimin işine bakın ben maddeye başlattığım bir arkadaşımı yıllar sonra UMDER'de vesile oldum onu maddeden tekrar ben kurtardım. Yani biz

hep birbirimizi iyileştirdik. Amacımıza da ulaştık. Aramızda bırakmayı deneyip, bıraktım deyip bunu becermeyen arkadaşlarımız da oldu. Ama biz onlara kızmadık. Ellerinden tutup 3.cü defa, 5.ci defa hep denedik, ama sonuç verdi.

Resmi rakamlara baktığımız zaman 2014 yılından şu ana kadar bin civarında kişi tedavi ve eğitim aldı, ama

600, 700 civarında kişi kurtuldu.

UMDER de çalıştığım zamanlarda istirahat saatlerimde sosyal paylaşım sitesinde Özlemle tanıştık. O İstanbul'da yaşıyordu, ben Pursaklar da. Bir yıl sonra söz kestik. Evlendik. Şu anda mutluyuz.Benim bu mücadelemde hep yanımda olan UMDER Başkanı ablam Leyla Yağanoğlu’na ve eşime çok teşekkür ediyorum.

Özlem Tosun: “Çok şükür yanlış yoldan döndü”

Özlem Tosun 24 yaşında. Ailede 9 yıl sonra doğmuş tek çocuktur. Murat'ın kendisine hayat hikâyesini anlattığını ve Murat’ın samimiyetine inandığını söyleyen Özlem Tosun söyle devam etti:

“Murat bana madde bağımlılığından normal hayata döndüğünü söyledi ve ben ona inandım. Çünkü Murat konuşmaları ve tavırları ile bana o güveni verdi. Annem de ilk baştan tereddüt etmişti. Ama Murat’ı görünce annem de ona inandı. Ailelerimizin rızası ile evlendik.

Murat Vatan haini değil, adam öldürmedi, en çoğu kendine zarar verdi. Çok şükürler olsun yanlış yolda olduğunu idrak edip hak yoluna döndü. Şimdi mutlu bir evliliğimiz var” dedi.

Şu hikayenin sonunu daha mutlu bir haberle bitirmek isteriz. Murat Tosun röportaj verdiği bir televizyonda haber mühabiri olarak işe başladı.

Röportaj ve haberi yapan muhabir gazeteci Sevil Ünal Hilâlkızı

30 Ocak 2019 - 18:59 'de eklendi ve 299 views kez görüntülendi.
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT